11 Şubat 2017 Cumartesi

Yalan Diyaloğu

- Doğduğumuz andan itibaren sürekli yalanın kötü bir şey olduğu öğretiliyor. Peki neden bu kadar çok insan bu kadar çok yalan söylüyor?
+ Anne karnına düştüğümüz andan itibaren uyaranlara maruz kalıyoruz. Çevremizde olan bitenleri algılayabilecek yaşa geldiğimizde reklam panolarından, haberlere, komşu teyzelerden şarkılara kadar olup biten, konuşulan her şeyi alıyoruz. Bize sürekli yalan söylemememiz gerektiği söyleniyor ama gerçekten öğretilen bu mu? Yalan söyleyen anne-babaların, öğretmenlerin, abi-ablaların, bakkal amcaların içinde büyüyoruz. Önce bir kişiyi yalan söylerken görüyoruz ve bunun karşılığında başına hiçbir şey gelmiyor. Sonra ikinciyi sonra üçüncüyü. Sonra yalan söyleyen devlet adamları, siyasetçiler, avukatlar, doktorlar görüyoruz ve bunun karşılığında başlarına hiçbir şey gelmiyor. Önce yalanın yapılabilen bir şey olduğunu sonrasında ise yapılması gereken bir şey olduğunu görüyoruz.
- Tamam da hiç mi dürüst anne-babalar yok?
+ Dürüstlüğü aynı şekilde tanımladığımızı sanmıyorum. Elmanın pembe olduğunu düşündüğün halde (genellikle herkes kırmızı dediği için) "Bu elma kırmızı." demek de yalan söylemektir, hırsızlık yaptığın halde yapmadığını söylemek de. Yalan yalandır. Beyazı, pembesi, zararlısı, zararsızı olmaz. O yüzden evet, herkes yalan söylüyor. Bu dünya yalancıların dünyası.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder